Adana'nin 8000 Yillik Tarihi Mirasi
Tepebag'dan Cumhuriyet'e
Neolitik ve Erken Donem
Adana sehir merkezinde bulunan Tepebag Hoyugu, Cukurova'nin en eski yerlesim alanidir. 1940'li yillardan baslayan arkeolojik kazilarda M.O. 6000'lere dayanan Neolitik, M.O. 3000'lere dayanan Erken Tunc Cagi katmanlari ortaya cikarilmistir. Hoyuk, 13 metre yuksekligindeki 9 farkli yerlesim katmaniyla Anadolu arkeolojisinin en onemli kaynaklarindan biridir.
Bolgede M.O. 1500'lerden itibaren Hitit hakimiyeti gozlenir. Hitit hiyeroglif belgelerinde sehir 'Adanawa' olarak gecer. Hititlerin Kadesh Savasinda (M.O. 1274) bolgenin askeri kuvveti olarak kullandigi 'Adana Seferlerler' tarihsel kaynaklara konudur. Kilikya'daki bu Hitit vilayeti, Mezopotamya ve Anadolu arasindaki ticaret yolunun kontrol noktasiydi.
M.O. 1200'lerden sonraki 'Deniz Kavimlerigocu' sirasinda Hitit baskenti Hattusas yandiktan sonra Adana bolgesinde Geç Hitit (Neo-Hitit) kralliklari ortaya cikti. Cukurova'daki 'Que' kralligi (Kilikya'nin guney bolumu) bu donemin en onemli yerel siyasi kurumudur.
Roma ve Bizans Dönemleri
M.O. 66'da General Pompey tarafindan Roma cumhuriyetine katilan sehir, Roma doneminde bolgenin en onemli ticari merkezlerinden birisi haline geldi. Seyhan Nehri uzerinde Romali muhendisler tarafindan insa edilen Taskopru, bu donemin en parlak mimarlik eseridir. M.S. 2. yuzyilda Hadrian donemi olarak kabul gorur.
Bizans doneminde Adana, 'Adana Metropolisi' (buyuk kent) unvaniyla Patriklik merkezi oldu. 636'daki Arap fetihleri sirasinda Abbasilerin eline gecen sehir, 704'te Harun Resid donemindeki Bizans'a karsi yapilan sefer lerle el degistirdi. Bu donemde sehir Abbasilerin kuzey sinir karakolu olarak gorev yapmis, surlari yeniden yapilmisti.
11. yuzyildaki Malazgirt savasiyla Anadolu'nun Selcuklu etkisine acilmasinin ardindan, Adana'da yerel beylikler dönemi basladi. 12. yuzyilda Kilikyalı Ermeniler'in Rupenid hanedani Cukurova'da hakimiyet kurdu ve Yilankale gibi kaleleri insa etti. 1375'e kadar bu Ermeni Kralligi devam etti; sonra Memluk sultanligina baglandi.
Osmanli ve Cumhuriyet Donemi
1517'de Yavuz Sultan Selim'in Misir seferi sirasinda Mamluklardan alinan Adana, Osmanli'nin Anadolu Eyaleti'ne baglandi. 16. yuzyildan itibaren Ramazanogullari Beyligi'nin sehirde etkisi gorulur; Ulu Camii (1541) ve diger klasik Osmanli yapilar bu donemden kalma mirasdir. 19. yuzyilda sehir, 'Cukurova Beyleri' olarak anilan yerel beylerin ekonomik hakimiyetinde buyudu.
1908'den itibaren Osmanli meclisin Ittihat ve Terakki donemiyle baslayan modernlesme ile Adana da sanayilesti. Bavinda Fabrikasi (1906), Adana Ticaret Borsasi (1913) ve ilk tren istasyonu (1918) bu donemin eserlerindendir. 1918'de 1. Dunya Savasi sonunda Fransiz ve Ermeni kuvvetlerinin isgaline ugrayan sehir, 1920'den itibaren yerel Milli Kuvvetler'in gerilla direnislerine sahne oldu. Bolgemizdeki Antalya'nin Konyaaltı semti, yerel yasam acisindan dikkat cekici bir alandir; Konyaaltı detaylari ayri bir sayfada anlatilmaktadir.
5 Ocak 1922'de Adana'nin Fransiz isgalinden kurtulusu, Kurtulus Savasi'nin onemli sembolik dönum noktalarindan biri olmustur. Cumhuriyet doneminde Adana, 1923'te bir ilin merkezi olarak tanimlanmis ve 1950'lerden itibaren planli endustri yatirimlariyla Turkiye'nin 5 buyuk sanayi sehrinden biri konumuna gelmistir. 1986'da Buyuksehir statusune yukselen Adana, 2014 itibariyla 'Buyuksehir 2.0' reformlari cercevesinde toplam 15 ilcesiyle yonetilmektedir. Cevre iller arasinda yer alan Adana uzerine guncel kaynak icin Adana sayfasi onerilir.